Hayat Nur'dur...

Sessizlik ve Uzun bir ara....

5/11/2007 ·


Bir süredir ilk göz ağrım bloguma birşeyler ekleyemedim.Gelenlere ayıp ettim,ellerini boş döndürdüm,hatamın farkındayım,hakkınızı helal ediniz...

e-dergi gibi kalmasını istiyorum blogumun,güncelleme konusunda şu an kararsızım.

Faydalı olabilmek duasıyla,

Ecemsu,

Yorum (5) Yorum yaz!

Ateş çukurunun kenarında mıyız?

27/10/2007 ·

DAHA isimlerini unutmadık. Hepsi birbirlerine ne de çok benziyorlardı. Bıyıkları yeni terlemiş civan, yiğit, dağ gibi delikanlılardı. Kimisinin annesi, kimisinin babası, kimisinin nişanlısı, kimisinin hanımı veya kimisinin kimsesi... Bekliyordu. Hep bekleyecekler...

Canımızı, gençlerimizi toprağa yeni verdik. Doğrudur her birinin kabrinde bir gül olacak. Bahçemsi mezarlarında kanayan rengiyle... Belki gece bülbül ağaran vakte kadar ağlamayacak ama anneleri bir ömür boyu ağlayacak. Seher olmayacak onlara, hiç seher olmayacak. Anneleri için hep zifiri bir karanlık olacak. Kahredici, öldürücü, isyan edici kurşunların vızıltısı bir ömür takip edecek. Her an gencecik vücutları vuran kurşunlar annelerin beyninde kalleşçe vızıldayacak.

* * *

Şehitlere ağlanmazmış. Şehit için ağlanmazmış. Kalleşliğe, vicdansızlığa, tuzağa, çaresizliğe ağlanırmış.

Doğrudur şehide ağlanmaz.

Yazının devamı >>>>>

Not,Böylesine güzel yazı için Allah razı olsun hocam...

Yorum (2) Yorum yaz!

Fiks menüler hiç de leziz değil

7/10/2007 ·


Büyük şehirlerdeki lokanta ve restoranlar Ramazan’da iftar yemeklerinde ‘fiks menü’ uyguluyor. 3. sınıf bir lokantanın iftar menüsü 20 YTL’den başlıyor.

Birçok oruçlu, lüks restoranların yanına bile yaklaşamıyor. Fiyata bir diyeceğimiz yok, serbest piyasa ekonomisi çünkü! Ama çoğu fiks menüler pahalı olduğu gibi lezzetten da yoksun.

İsraf ise cabası.

Yazının devamı >>>>>>




Yorum (3) Yorum yaz!

Şükredebilmek

20/9/2007 ·

 

  ¢ Matt West

 

 

Yeryüzünde yaşayan insanların farklı kabiliyetlerde yaratıldıkları ve değişik imkânlara sahip kılındıkları bilinen bir husustur.

 

Öyle ya; kimisi bolluk içerisinde saraylarda yaşarken, kimisi de hayatını zindanlarda geçirme durumunda kalmaktadır. Ancak bütün bu gerçeklerle birlikte bir doğru daha vardır ki, insanlar olaylara bakışları ve sahip oldukları imkânlara yaklaşımları ile doğru orantılı bir duruma bürünmektedirler.

 

Bolluk içerisinde yüzen, ama halinden memnun olmayıp şükretmeyen nice insanların yanı sıra; deyim yerindeyse kıt kanaat geçinen ancak huzurlu bir şekilde şükür içerisinde yaşayan nice insanlar vardır.

 

"Dünya işlerinde kendinizden aşağıda olanlara bakınız; ahiret işlerinde ise sizden daha yukarıda olanlara bakınız; nimeti hor görmemenize en çok yarayışlı olan budur" şeklindeki hadis-i şerif bu konuda bizlere önemli bir ipucu vermektedir. Başka bir deyimle: Huzur ve mutluluğu sağlayan faktörlerin başında, verilen nimete şükretmek gerçeği gelir.

 

Nitekim yüce Allah da Kur'ân-ı Kerim'de "Şükrederseniz artırırım" buyurmakta ve bu konudaki yaklaşımımız için bir ölçü ortaya koymaktadır..

 

"Teşekkür ederim Allah'ım"; ve "Sana şükürler olsun ey Rabbim" şeklindeki sözlü ifadelerimiz elbette ki bir şükür çeşididir; ancak şükretmenin sadece bundan ibaret olmadığını da bilmemiz gerekir.

 

Buna göre, nimetleri; veriliş hikmetine uygun olarak kullanmak bir şükür türü olduğu gibi; her organ ve duygumuzun da kendine göre bir şükrü vardır.

 

Şu halde, helâl lokma peşinde koşmak şükürdür.

 

İktisatlı davranmak şükürdür.

 

Kısmetine razı olmak şükürdür.

 

Hırslı olmamak şükürdür.

 

Eli, ayağı, gözü kulağı haram ve zulümden korumak şükürdür.

 

Nimetin değerini bilmek şükürdür.

 

Fakir fukaranın yardımına koşmak şükürdür.

 

İnsanlığın hizmetinde olmak şükürdür.

 

Organlarımızla hayırlı ve güzel işler yapmak şükürdür.

 

Kısacası, nimeti nimet verenin rızası doğrultusunda kullanmak şükrün ta kendisidir.

 

Yazan; Enise

 

Yorum (2) Yorum yaz!

Ramazan-ı Şerif

12/9/2007 ·

 

¢Betty

 

 

Aylardır beklediğimiz bu güzel Ramazan-ı Şerif ayının hepimize tahminimizden de fazla;

 

bereket,

nur,

sevgi,

barış,

hidayet,

sağlam iman,

ve

huzur

getirmesini diliyorum...

 

 

Ramazan’da ne yapalım, ne yapmayalım?

 

 

 

 

Yorum (3) Yorum yaz!

Bunları dilinden eksik etme...

11/9/2007 · Kategori: Gunun Ferahlatani

 

¢ Harraz


  1. Her hayırlı işin başında "Bismillahirrahmanirrahîm" i ,
  2. Her hayırlı işin sonunda "Elhamdülillah" ı,
  3. İleride yapacağın şeyler hususunda "İnşallah" ı,
  4. Bir musibet işittiğinde "İnná lilláhi ve inná ileyhi ráciûn" u,
  5. Bir hata işlediğinde "Estağfirulláhe'l-azîm" i,
  6. İmkán buldukça "La ilahe illallahu vahdehu la şerike leh. Lehu’l-mülkü ve lehu’l-hamdü yuhyi ve yümit vehüve hayyun la yümit biyedihi’l-hayr. Vehüve ala külli şey’in kadir" i
  7. "Kelime-i Şehádet" i. 

Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!

Severimmm,severim...

10/9/2007 ·

 

 

¢ paul



Canım  Lavantin beni sobelemiş...

Sobe kelimesini duyunca bir heyecan alıyor ki beni,eyvah ne yazacağım diye...

İlk sobemi sevgili Yeşil ile yapmıştım,geri dönüp baktığımda yazdıklarım komik de gelse güzel bir paylaşım olduğunu düşünüyorum...

Lavantincim "daha yazacaktım ama kısa tuttum demiş"..İnsanın yüreği bu denli güzel olunca yaşadıkları da güzel oluyor...Sen güzel insansın canım,iyi ki tanımışım seni...

Severim; Her ortamda dini sohbete dalmayı severim... Eğer ortamda benimle aynı düşünen ya da dini sohbetten feyz alanlar çıkarsa benden mutlusu yoktur...

Severim; Babacımdan mektuplar almayı..Günün en yoğun saatinde masama gelir birden mektubu...Açar bakarım "ahh benim gurbet kuşum"diye başlar güzel sözleri...Severim bu tarz mutlulukları yaşamayı...

Severim; Beğendiğim bir tarifi deneyip sonucunda güzel şeyler çıkarmayı severim...Hele bir de işyerine götürüp sevdiklerimle paylaşınca çok çok mutlu olurum...


Sobelerle yazılarını devam ettiren,ama tatlı paylaşımlarını artıracağına inandığım Maiyunus Ayşecimi,
acaba davete icabet etmekten mutluluk duyar mı diye merak ettiğim Kazım Mızrak'ı ve yazılarını severek okuduğum Gözgümisali 'ni sobeliyorum....

Yazmak isterlerse en sevdiklerini , seviniriz bizler de...

Yorum (8) Yorum yaz!

...Günün Güzel Söyleyeni...

3/9/2007 · Kategori: Gunun Guzel Soyleyeni

 

Günde en az 5 kere aldığımız abdestimizi bitirirken yapacağımız çok güzel birşey öğrendim.En güzel insanı ( sav) dinliyoruz şimdi;

 

"Her kim abdestinin ardından "İnná Enzelná" sûresini bir kere okursa sıddîklerden olur.İki defa okursa şehidlerden olurÜç kere okuyanı ise Allah Teálá peygamberlerin bulunduğu makamda haşreder."

 

Zeynep

® Zeynep

 

 

Kalıcı Bağlantı Yorum (3) Yorum yaz!

Tren

2/9/2007 ·

 

 

a

® MarkyBon

 

Banliyö trenine bindiğimde sabahın erken saatini seçmiştim.Buna rağmen içerisi çok kalabalık ve sıcaktı.Banliyö trenini hiç sevmiyorum ama gideceğim yere en hızlı bu şekilde ulaşabilirdim...

 

Dagıdak~dagıdak tren sesi,sallanan vagonlar,bağıran insanlar...

Ahh ne zordu tren.

 

Varacağım yere gidebilmek için katlanıyordum bunlara.Yanımdaki bakan adama ne bakıyorsun desem ortalık daha da kızışacak başıma bela gelecekti.

 

Ben de sessiz sakin bir şekilde 25 dk bekledim öylece...

 

aaa

® Damned Thing

 

Sonra düşündüm....

 

İşte bu yüzden yolcuyuz.Dünya,bizim trenimiz.Önümüze o kadar engel,kötülük ve günah çıkıyor ki,onlara bulaşsak biz de kirleneceğiz.Kuran'ı Kerim'in bize öğrettiği şekilde ve Peygamberimiz (sav) 'ın hayatını örnek alarak Kuran ahlakına bürünerek güzelleştirebiliriz bu tren yolculuğumuzu...

 

Varacağımız durakta bizi nelerin beklediğini görmek için trendeki davranışlarımızı ona göre ayarlamalıyız...

 

aa

® Mr.Mark

 

 

Tüm ömrümüzün Allah'ın bizden razı olacağı şekilde geçmesi duasıyla...

 

"Dünya hayatı bir oyun ve eğlenceden ibarettir. Eğer inanır, (günahlardan) korunursanız (Allah) size mükâfatlarınızı verir ve sizden (bütün) mallarınızı istemez (sadece zekât ve sadaka gibi cüz ı bir miktar taleb eder) " (Muhammed, 47/36)

Yorum (yok) Yorum yaz!

... Cevşen'in cennet bahçesinde dolaşmak... ( 7 )

30/8/2007 · Kategori: Cevsen-i Kebir

 

Biz insanoğlu her halimizden şikayet etmeyi severiz.İçinde bulunduğumuz durum ne kadar pozitif bir ortam olsa da birşey değişmiyor..Halinden şikayetçi olup hiçbir şeyi beğenmeyen,sürekli israf eden ve günahdan günaha giren bizlere kuraklık ve küresel ısınma laflarını duymak acı veriyor...

 

Sonra diyoruz ki,günahlarımız çok olmalı ki bunları yaşıyoruz...Pişman olsak,tövbelerimizi sürdürsek de eski halimize çabuk dönüyoruz...

 

 

Oysa Rahman,merhameti ile kaplıyor her yanımızı..Gazeteleri açıp baktığımızda son 3 günde yağan yağmurun tüm Türkiye için sevindirici olduğunu okuyoruz...

 

Bencilliğimizi,nankörlüğümüzü bir yana bırakarak Cevşen-i Kebir'i ruhumuza doyurmalıyız herşeyden önce...

 

20.hizb ile Rahman'ın bizleri affetmesi duasıyla...

 

 

 

                               ~   ~   ~  ~  ~ 

 

  1.  Acılarımızı öldür ey Elemleri Gideren,
  2.  Gamlarımızı gider ey Kederleri Silen,
  3.  Suçumuzu bağışla ey Günahları Bağışlayan,
  4.  Pişmanlıklarımızı kabul et ey Tövbeleri Kabul Eden,
  5.  Bizi ebedî halkeyle ey Yaratılmışların Yaratanı,
  6.  Bizi sonsuzluk vaadine layık eyle ey Sözünde Sadık Olan,
  7.  Bizi ve yavrularımızı rızıklandır ey Yavruları Şefkatle Rızıklandıran,
  8.  Ezelde verdiğimiz ahde sadık eyle bizi ey Verdiği Sözü Yerine Getiren,
  9.  Kabul et sesli sessiz dualarımızı ey Sırları ve Gizlilikleri Bilen,
  10.  Kulluğumuzu sonsuz mutluluklara aç ey Her Tohumu Yarıp Açan,

 

Seni kusurdan tenzih eder,noksanlıktan takdis ederiz.Senden başka ilah yok ki bize medet eylesin.Bir tek Sensin kurtuluşumuz.Bir tek Sensin sığındığımız.Bizi hiçliğin ateşinden kurtar,bizi Senden uzaklığın cehenneminden al."

 

Amin

Kalıcı Bağlantı Yorum (0) Yorum yaz!

« Önceki ::