İnanan, tarafının Allah'ın (cc) yanı olduğunu ilan eder. Bu ilan, "Ben yüce bir yaratıcıya inanıyorum. O'nun dediklerini kendime bir emir telakki ediyorum." demektir. Tarafını belli etmek, insana yüklenen bir vazifenin parçasıdır.
***
Dua, dik durmaktır. Dua motivasyonu en yüksek düzeyde tutmaktır. Dua bilinçli olmak, ortaya irade koyabilmektir. Evet, hakkıyla dua etmek insana bu özellikleri kazandırıyor. İnsan duayla güç depolar, azmini katlar. İçini Yaradan'a (cc) döker, isteklerini sadece O'ndan (cc) ister. Duanın belki en önemli özelliğinden birisi de mücadelenin merkezi olmasıdır.
İnanan insan duanın iki yönünün olduğunu bilir. Bu hem sözlü hem de fiili olmak üzere iki farklı yöndür. Sebepler dairesinde, elinden gelen tüm gayreti sarf etmek, yapılabilecek her şeyi yerine getirmek bizim üzerimize bir vazifedir. Ama ikinci vazifemiz, bu yaptıklarımıza kalbimizi, dilimizi, yüreğimizi, gözyaşımızı da eklemektir. Allah'a sığınıp "Sen en iyisini bilensin Ya Rabbim! Beni (bizi) hayırlara ulaştır. Ve bize hilelerle oyun kuranların oyunlarını boz." derken, artık ulaşamayacağımız bir noktada ilahi yardımı istemektir.
Dua aynı zamanda kalplerin bir atmasını, ellerin aynı anda kalkmasını, iradelerin ve kuvvetin bir noktada birleşmesini temin eder.